Bağlama Öğrenirken En Sık Yapılan 5 Hata ve Çözüm Yolları
Bağlama (Saz) öğrenme yolculuğu, büyük bir hevesle başlar ancak ne yazık ki çoğu zaman hüsranla, enstrümanın bir köşeye kaldırılmasıyla son bulur. Peki, neden bazıları kısa sürede ilerleme sağlarken, bazıları “Yetenekli değilim” diyerek pes eder?
Sorun genellikle yetenekte değil, yöntemdedir.
Bir müzik eğitimcisi olarak, bağlamaya yeni başlayan öğrencilerde gözlemlediğim kronikleşmiş 5 hatayı ve bunların akademik/pratik çözüm yollarını sizler için derledim. Bu hatalardan kaçınmak, gelişim sürecinizde sağlıklı sonuçlar almanızı sağlayabilir.
1. Yanlış Enstrüman Seçimi ile Başlamak
En yaygın hata, kişinin ne çalmak istediğine karar vermeden, rastgele bir bağlama almasıdır. “Önce bir öğrenelim de, sonra iyisini alırız” mantığıyla alınan kalitesiz veya amaca uygun olmayan sazlar, öğrenciyi soğutur. Beklentilerinize uygun enstrüman tipini seçmek başlangıç aşamasında motivasyonunuzu korumak noktasında yardımcı olur.
- Hata: Neşet Ertaş (Bozlak) tavrı çalmak isteyip Kısa Sap Bağlama almak veya Deyiş/Semah çalmak isteyip Uzun Sap ile boğuşmak.
- Çözüm: Hedefinizi belirleyin. Hangi tavrı icra etmek istiyorsunuz? Bu konudaki kafa karışıklığını gidermek için Kısa Sap mı Uzun Sap mı? Rehberi yazımı mutlaka okuyun. Doğru enstrüman, yolun yarısıdır.

2. Akortsuz Enstrümanla Çalışmak
Yeni başlayanlar genellikle “Teller kopar” korkusuyla akort yapmaktan kaçınır. Ancak bozuk sesli bir enstrümanla yapılan her egzersiz, müzik kulağınızı (duyumunuzu) yanlış eğitir. Misal beyniniz “Do” sesini yanlış kodlarsa, uzun vadede çeşitli sorunlar yaşamanız muhtemeldir.
- Hata: Akordu bozuk bağlamayla saatlerce egzersiz yapmak.
- Çözüm: Her çalışmadan önce mutlaka 2 dakikanızı ayırıp akort yapın. Akıllı telefonunuzla bunu nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız, Bağlama Akordu Nasıl Yapılır? başlıklı rehberden yardım alabilirsiniz.
3. Temel Egzersizleri Atlayıp Hemen Türkü Çalmaya Çalışmak
Sabırsızlık, gelişimin düşmanıdır. Herkes bir an önce “Mihriban”ı veya “Gesi Bağları”nı çalmak ister. Ancak parmak kasları gelişmeden, mızrap vuruşları oturmadan çalınan türküler, ritim bozukluklarıyla dolu “çarpık” bir icraya dönüşür.
- Hata: Parmak açma egzersizlerini (1-2-3-4 çalışmaları) sıkıcı bulup atlamak.
- Çözüm: Bağlama çalmak, spor yapmak gibidir. Önce kas hafızası oluşmalıdır. Günde 1 saat rastgele türkü denemek yerine, 20 dakika disiplinli parmak egzersizi yapmak sizi çok daha hızlı geliştirir.
4. Tutuş ve Oturuş Bozuklukları (Ergonomik Hatalar)
Sesi güzel çıkarmak, sadece notaya basmakla değil, enstrümanı vücudunuzla bütünleştirmekle ilgilidir. Sol elinizle sapı tutarken düşmemesi için ekstra kuvvet harcamak ya da sağ kolunuzla bağlama teknesini sıkıca tutmaya çalışmak başlıca hatalardandır.
- Hata:
- Bağlamanın sapını aşağı düşürmek (Sol bileği kilitler).
- Omuzları kasmak (Yorgunluk yaratır).
- Tekneye sağ kolla aşırı baskı uygulamak (Sesin tınlamasını engeller).
- Çözüm: Ayna karşısında çalışın. Bağlamanın sapı, omzunuzla paralel veya hafifçe yukarı bakmalıdır.
5. Teoriyi ve Makamları Görmezden Gelmek
“Ben alaylıyım, nota/teori bilmem, kulağımla çalarım” demek romantik duyulabilir ancak gelişiminizi sınırlar. Türk müziği, derin bir deryadır. Hangi perdenin neden orada olduğunu bilmemek, sizi ezbere mahkum eder. Üretemezsiniz, doğaçlamalar yapamazsınız. Enstrüman hakimiyeti ile teorik bilgi kesinlikle paralel gitmelidir. Başlangıç için Türk Müziği Makamları: Anlamak ve Uygulamak başlıklı yazımı inceleyerek fikir edinebilirsiniz.
İşin Özü: Sabır, Süreklilik ve Doğru Çalışma
Bağlama çalmak, sonu olmayan bir yolculuktur. Hata yapmak bu sürecin doğal bir parçasıdır. Önemli olan hatalarda ısrar etmemek ve doğru metodoloji ile çalışmaktır. Unutmayın; günde 10 saat çalışıp 1 hafta ara veren değil, günde 30 dakika ama her gün ve doğru yöntemlerle çalışan hedefe ulaşır.


